RSS
17 Ağu 2009

Dalyan’dan Babakale’ye

Yazar: Kübra Yılmaz | Kategori: Leyleği Havada Gördüğüm Zamanlar

Yakın bir zamanda Türkiye’nin en batısında ve en son batırdım güneşi. Komik gelebilir ama kendimi şanslı hissettim epey :) Hayran kaldım Babakale‘ye ve daha önce niye merak edip de gezmediğimi merak ettim.

Asıl bulunduğum yerde (Çanakkale/ Ezine/ Geyikli/ Dalyan) Dalyan Köyü Güzelleştime Derneği var. Çok değil birkaç yıl önce açıldı. Fakat ilginç bir şekilde derneğin yöneticileri ve çoğu üyesi yazlıkçılardan oluşuyor. Bu derneğin çalışmaları sonucu sahile şemsiyeler, kabin, duş yaptırıldı. Aldığım habere göre de yakında denize duba yapılacakmış. Ancak bu bana biraz garip geldi. Dışardan gelen insanlar köyü güzelleştirmeye çalışırken yerlilerin bir şey yapmaması ve yazlıkçıların aktif olması biraz  garip.

Babakale’de ise gözlemlerim şöyle:

Babakale güzelleşmekte ve gelişmekte olan bir yer. Orada da yeni yeni köyü güzelleştirme derneği açılıyor. Henüz her şey çok yeni hatta resmi olarak açılmış değil. Derneğin yöneticilerinin fikri ve uyguladıkları çok hoş. Yöneticiler genel olarak kadınlardan oluşuyor ve bu kadınlar oranın yerlileri. Başkan Babakale muhtarının eşi. Yardımcıysa bizim misafirliğe gittiğimiz hanım, Canan Karayel.

Hemen Babakale kalesinin dibine çay bahçesi tarzında bir mekan açmışlar. Bu çay bahçesi öyle güzel bir yere açılmış ki sırtını kaleye vermiş denizi seyreden bir insana benziyor. Küçük bir mekan içini gezdim biraz. Küçük bir toplantı odası ve malzemelerin bulunduğu bir oda var. Diğer odalar boş zaten. Kapıda bir “Nöbet Listesi” ne rastladım. “Bu nedir?” diye sorduğumda aldığım cevap beni sevindirdi. O nöbet listesi derneğin üyelerinden oluşuyormuş.İsimlere göz gezdirdim, çoğu bayan. Sonra öğrendim ki çay bahçesini her gün bir iki kişi açıp kapatıyormuş. Arkaya kalenin tarafına geçtiğimde ise gözleme açan birkaç kadın vardı. Müşterilerin hemen gözü önünde açıp pişiriyorlar, nasıl yapıldığına dair şüpheleri de kalmıyordur.

İkisini karşılaştırdım ister istemez. Birinde yerliler yaşadıkları alanı geliştirmeye bu kadar meraklıyken, diğerinde nasıl oluyor da hiçbir şeye ellerini sürmüyorlar. Halbuki ben yaz kış orada kalıyor olsam güzelleştirmek açısından çok şey yapabilirim ve ben yapabiliyorsam onlar da yapabilir çok zor bir şey değil bu.

Ayrıca bahsettiğim gibi Canan Karayel’in babasının bir lokantası var aynı zamanda lokantanın üstünde de birkaç odalık bir pansiyona sahip. İnsanlar Çanakkaleden, Dalyandan, Assos’tan ve daha birçok yerden  Karayel Motel‘in kalamarlarını yemek için geliyorlar. Gerçekten güzel yapıyorlar.

Aynı zamanda son birkaç yıldır köyde evlenenlerin düğünleri Babakale kalesinde yapılıyor.

Babakale derneği gelişmek istiyor. Ben de beğendiğim için paylaşmak istedim eğer yolunuz babakale yakınlarına düşerse uğramadan geçmeyin derim. Yıllarca niye gitmediğime pişman oldum.

Türkiye’nin en batı noktasını görmek istiyorsanız, Babakale’ye gitmeniz yeterli olacaktır.

Etiketler: , , , , , ,

2.579 okunma

3 Yorum : “Dalyan’dan Babakale’ye”

  1. Yağız Gönüler Says:

    Bizimde Çanakkale/Ezine/Tavaklı’da yazlık var. Babakale ve Bozcaada’ya uğramadan tatilimi bitirmiyorum. Benim Babakale’de gözüme çarpan bakımsız ve hiç rağbet görmeyen bir yer olduğu. Belki böylesi daha iyi lakin o kadar müthiş bir manzaraya sahip olan biryerin çok daha ihtişamlı olması gerek diye düşünüyorum. Dalyan bile daha oturaklı sanki.

  2. Kübra Yılmaz Says:

    Evet öyle insan böyle bir yer nasıl olur da böyle kalabilir diyor. Kaç senedir de vasat bir yer olduğunu düşündüğüm için gitmemiştim zaten. Ama dediğim gibi gelişiyor orası da yavaş yavaş. Bence gelecekte çok daha güzel olacak.

  3. Dalyan | Kübra Yılmaz Says:

    [...] Şu yazımda da bahsettiğim gibi yazlarımı Dalyan’da geçiriyorum. Bazı eleştirdiğim yerleri olsa da genel olarak seviyorum orayı. [...]

Yorum Yazmak İstemez misin?

Additional comments powered by BackType